Birine yoğun bir sevgi hissetmek ile bu sevgiyi sağlıklı bir ilişkiye dönüştürebilmek farklıdır. Bunun için öz farkındalık, sabır, iletişim, duygu düzenleme, perspektif alma, sınır koyma ve çatışma çözme gibi beceriler gereklidir. Bunları fark ettikçe romantik ilişkide “doğru insanı bulmak” beklentisinin yerini iki insanın ilişki kurmayı öğrenme kapasitesi alır.
Sevme becerisi ilişkiyi “tamamlanma” alanı olmaktan çıkarır. Birey partnerini eksik taraflarını tamamlayacak kusursuz parça olarak değil, kendi gelişimini sürdürürken birlikte yaşam kurabileceği bir hayat arkadaşı olarak görmeye başlar. Bu bakış açısı partnerini yalnızca sevdiği değil; aynı zamanda iletişim kurmayı, farklılıklarla yaşamayı, uzlaşmayı, ihtiyaçlarını ifade etmeyi ve partnerinin bakış açısını anlamayı öğrendiği bir gelişim alanı açar. Gelişim ise yakınlık ile bireyselliği, bağlılık ile özerkliği ve paylaşım ile sınırları aynı anda koruyabilmeyi getirir. Bu noktada sevgi, bireyin kendini ilişki içerisinde kaybetmesi değil, hem “ben” hem de “biz” diyebilmesidir.
Sevmenin öğrenilmesi gereken bir beceri olduğu fikrinin önemli teorik öncülerinden biri olan Erich Fromm, Sevme Sanatı eserinde sevgiyi öğrenilmesi ve uygulanması gereken bir sanat olarak ele almıştır. Fromm'a göre sevme kapasitesi; disiplin, yoğunlaşma, sabır ve çaba gerektirir. İnsan yalnızca “aşık olmak” ile sevme sanatında ustalaşmaz. Aşkın olgunlaşması aynı zamanda bireyin benmerkezci eğilimlerinin ötesine geçebilmesi ve partnerinin varlığına gerçekten dikkat edebilmesidir.
Fromm'un Olgun Sevgi Anlayışındaki Dört Temel Unsur
- Özen: Sevilen kişinin yaşamına ve gelişimine aktif biçimde ilgi göstermek.
- Sorumluluk: Partnerinin ihtiyaçlarına karşı duyarlı olmak ve gerektiğinde karşılık verebilmek.
- Saygı: Partneri “sahip olunan bir nesne” olarak değil, kendi “özerkliği ve bireyselliği olan biri” olarak görmek.
- Bilgi: Sevilen kişiyi tanımaya çalışmak.
Fromm’un anlayışındaki bu dört unsur sevgiyi “ne hissettiğim”den “bu sevgiyle ne yaptığım” sorusuna dönüştürerek aktif olarak pratik etmeyi sağlar.
Romantik İlişkilerde Üç Temel Yeterlilik
Romantik ilişkilerde sağlıklı işlev gösterebilmenin belirli ve ölçülebilir becerilerle ilişkili olduğunu Romantik Yeterlilik Modeli ile daha somut bir biçimde görüyoruz. Bu model üç temel yeterlilik alanını birbirleriyle etkileşim içinde ele alır: içgörü, karşılıklılık ve duygu düzenleme.
-
İçgörü, bireyin hem kendini hem de ilişkiyi farkındalıkla değerlendirebilmesidir. Kendi ihtiyaçlarını ve beklentilerini, hangi durumlarda tetiklendiğini, neden belirli biçimlerde tepki verdiğini, geçmiş deneyimlerinin bugünkü davranışlarını nasıl etkilediğini fark etmeye çalışmanı sağlar. İçgörü sadece öz farkındalık değil, partnerinin davranışlarını tek bir açıklamaya indirgemeden değerlendirebilmektir. Örneğin partnerin sessiz kalmasını doğrudan “Beni önemsemiyor” şeklinde yorumlamak yerine, “Başka hangi nedenler olabilir?” diye düşünebilmeyi içgörünün ilişkisel boyutuna örnek verebiliriz.
-
Karşılıklılık ise, bireyin hem kendi ihtiyaçlarını hem de partnerinin ihtiyaçlarını aynı anda dikkate alabilmesidir. Bu nedenle sağlıklı ilişki “İkimizin ihtiyaçlarını nasıl birlikte ele alabiliriz?”sorusunu pratik etmeyi gerektirir. İlişkide karşılıklılık için partnerinle empati, perspektif alma, ortak karar verme, sorumluluk paylaşımı, açık iletişim, ortak problem çözme gibi becerileri geliştirebilirsin. Bu şekilde ilişkinizde iki tarafın da ihtiyaçlarını yok saymadan ortak bir alan oluşur.
-
İlişki içerisinde öfke, kıskançlık, kaygı, hayal kırıklığı ve korku gibi yoğun duygular tetiklenebilir. Duygu düzenleme, bu yoğun duygular ortaya çıktığında davranışlarını yönetebilmektir. Örneğin bir tartışma sırasında bağırmak, cezalandırmak, tehdit etmek veya tamamen geri çekilmek yerine ilk olarak kendinin duygusal yoğunluğunu düzenleyip daha sonra problemi konuşabilmen bu beceriye örnek verilebilir. Dolayısıyla duygunu düzenlemek, duyguyla davranış arasına düşünme alanı açabilmendir.
Uzun Süreli İlişkilerin İhtiyaçları
Partnerlerin birbirleri hakkındaki düşünme şekilleri zaman içerisinde değişir; yanlış anlamalar ortaya çıkabilir. İlişki, dinleme, anlamaya çalışma, bakış açısını güncelleme ve davranışsal düzeltmeler aracılığıyla yeniden düzenlenir.
Yanlış anlama → fark etme → perspektif alma → duygu düzenleme → iletişim → davranış değişikliği → yeniden uyum
Yanlış anlaşılma ortaya çıktığında partnerlerin birbirlerine karşı nasıl davranacağı önemlidir. Yukarıdaki adımlar ise bu süreci yönetebilmek için size rehber olabilir.
Partnerinin ihtiyaçları ve beklentileri de zamanla değişebilir. Desteğe ihtiyacı olduğu zamanlarda esnek bakım davranışlarını pratik edebilirsin. Örneğin, partnerinin ihtiyacına göre bazen alan tanımak, konuşmak, dinlemek, çözüm üretmek veya sadece partnerinin yanında olmak. Sevgi burada, duruma göre uygun davranışı seçebilme becerisidir.
İlişkinin başlangıcında tutku önemli bir rol oynar. Ancak uzun süreli ilişkiyi sürdürmek için yeterli olmaz. Zaman içerisinde partnerlerin birlikte oluşturduğu alışkanlıklar, güven, karşılıklı anlayış, gündelik bakım davranışları, ortak anlamlar, destek, mizah, sorumluluk paylaşımı ilişkinin niteliğini belirler. Bu nedenle iyi bir ilişki için iki insanın bir araya gelerek oluşturduğu istikrarlı bir ilişki pratiği diyebiliriz.
Sağlıklı bir romantik ilişki, iki ayrı insanın birbirinin bireyselliğine saygı göstererek yakınlık kurması, farklılıklarla başa çıkmayı öğrenmesi, gerektiğinde sınır koyması, duygularını düzenleyebilmesi, birbirinin bakış açısını anlayabilmesi ve değişen yaşam koşullarında ilişkisini yeniden düzenleyebilmesini de içerir.
Yazar: Psikolog Dilek Muazzez Yağcı
Kaynakça
-
Bibby, E. S., & Davila, J. (2026). Romantic competence, romantic functioning, and mental health in adolescence. Annual Review of Clinical Psychology, 22, 289–308. https://doi.org/10.1146/annurev-clinpsy-061324-074037
-
Cabrera, D., & Cabrera, L. (2026). Love Is a Behavior, Not a Feeling: A Testable Theory of Love as a Reality Alignment Process. Journal of Systems Thinking, 26(1).
-
Davila, J., Zhou, J., Norona, J., Bhatia, V., Mize, L., & Lashman, K. (2021). Teaching romantic competence skills to emerging adults: A relationship education workshop. Personal Relationships, 28(2), 251–275. https://doi.org/10.1111/pere.12366
-
Davila, J., Mattanah, J., Bhatia, V., Latack, J. A., Feinstein, B. A., Eaton, N. R., Daks, J. S., Kumar, S. A., Lomash, E. F., McCormick, M., & Zhou, J. (2017). Romantic competence, healthy relationship functioning, and well-being in emerging adults. Personal Relationships, 24(1), 162–184. https://doi.org/10.1111/pere.12175
-
Davila, J., Steinberg, S. J., Miller, M. R., Stroud, C. B., Starr, L. R., & Yoneda, A. (2009). Assessing romantic competence in adolescence: The Romantic Competence Interview. Journal of Adolescence, 32(1), 55–75. https://doi.org/10.1016/j.adolescence.2007.12.001
-
Fromm, E. (1956). The Art of Loving. New York: Harper & Brothers.
-
Knee, C. R. ve ilgili sevgi dili literatürünü değerlendiren güncel çalışmalar için ayrıca: Testing the predictions of Chapman's five love languages theory (2024) ve Revisiting the Five Love Languages Framework (2025).
-
Langeslag, S. J. E. (2024). Refuting six misconceptions about romantic love. Behavioral Sciences, 14(5), 383. https://doi.org/10.3390/bs14050383
-
Manvelian, A., Sotomayor, I., Ahuvia, I., Bibby, E. S., Davila, J., & Schleider, J. (2026). Project Relate: A randomized clinical trial of a digital single-session romantic competence intervention. International Journal of Behavioral Development, 50(4), 508–519. https://doi.org/10.1177/01650254251414337
-
Toledano, N., Viejo, C., & Ortega-Ruiz, R. (2025). Romantic competence and courtship skills: From the first romantic impulse to the management of mutuality. Journal of Adolescence, 97(4), 1047–1056. https://doi.org/10.1002/jad.12477
Daha fazla oku


